Zaman ecele kurulu,
Kendime ölüyorum..
Soğukluğumda buz kestim..
Böyle oldukça karamsar gidecek gibi görünüyor. Neyse düz mısralarla gidelim bundan sonrasında.. Nedendir bilinmez bir sarhoş olasım var.. Bu arada "Soğukluğumda buz kestim" dizesi mecazlığının yanında gerçek anlamlılığın da ta kendisi şu dakikalarda. N'oluyor yahu şöyle sırdan cümleler kuramaz oldum. Şu blog yüzünden midir nedir? hep bir anlamlılık arayışı var satırlarda. Bak bunda bile savruklaşamıyorum. Yazdığım beni ilgilendirir nihayetinde nedir bu çaba? Sanki yazmak bir amaç uğrunaymış gibi. Yapacak bişey yok'ların ardından kendi kendimeliğimden başka bi'şey değil aslında bu. Sadece sarhoş olmak istiyorum. Totomun donmasını biraz hafifletecek vucut sıcaklığını sağlamak için mi? nedir bilmiyorum. Yoksa ayyaş falan değilim. Hatta bu kategorinin çok uzağındayım ki zaten iki bira alacak maddi rahatlığım bile yok hani. Şimdi baktığımda maddi varlığıma şöyle.. bi'dk.. Heh tam olarak 7.55 liradan ibaretim. 50 lira kadar borç, 21.96 lira ödenecek su faturası, 50 lira ev sahibine takılmış kira tutarı da cabası. Evet bende içme isteği uyandıran bu maddi bokluk olabilir. Ama insan maddi problemlerine içemiyor işte. Bu durumda parası olan depresif aşık olmak tercih edilebilir gibi.
Zamanımın revaj tabiriyle "her neyse.." diyip geçiyorum bunları.. Yine savrukluğumdan uzaklaşmış mı oldum ne. Amaç savrukluk olmalı. Bunun felsefi bir tarafıda var hani yeni çağ romantiklerinin tavrına yakın bir yaşam tarzı. Benim için bir yaşam tarzı olduğu düşüncesine kapılınmasın tabi. Benim savruklukla yaşayamak gibi alternatifim bulunmuyor. Hayat bırakır mı ki yakamızı? -bırakmaz- Ama yapmam gerekenler varken zaman boşluğuna bırakarak hayattan çekiyorum kendimi. Ya da öyle olduğu varsayımıyla zaman geçiriyorum. "yapmam gerekenler varken" dediğim an olayın büyüsü bozuluyor tabi. Bu saf gerçeklikten uzklaşmak okadar kolay olmamıştı halbuki..........
Hi şunuda belirteyim, gözden geçirirken farkettim esgeçmişim. Maddi durum net tutar tespitini yaparken çekmecemi altüst ettim. Hani hizmetimizi eda ederken hiçbir fedakarlıktan sakınmıyoruz. Her şey sizin için.:))
...bütün ihtimalleri altüst ederek birden sabahıma doğuşun yok mu hani ...yine ...yeniden ...yaşamadığımın anısını canladırarak gözlerimde.
...ve bana yaşattığın kaçıncı film şeridi tekrarı bu bilmiyorum hayatımın geçtiği gözlerimden... Başrolde sen!
5 Oca 2012
planlar planlar..
bir pes gecesinden sonra öğle sabahında afyonu tütünle patlatılan bir an itibariyle kaleme alınan bildirimdir... (beni umut vadetmeyen düşüncelere götüren düzensizlik düzeninin süregelmesi meselesinin hala sürüp gittiğini sezinliyor olmanın dürtüsüyle...)
bir özeleştiri yapmak gerekirse şimdiye kadarki süreçte.........
- anlık düzgün cümle kuramama durumumu müziğe yorarak ritim değişikliğine gittim(▶ Bana gelmez by Yandığı Kadar) ama bu cümleyi kurarken de güçlüklerin devam etmesi bu düşünceyi de çürütmüş oldu -
..........planlar dahilinde sürüp güden bir hayat ritmi tutturabilmiş değilim. belki bu yüzdendir ki kaybettiğim ritmi müzikle yaşamaya çalışıyorum. her neyse bunu cok dillendirmek istemiyorum aslında. bir şeyleri değiştirebilceğini bilisem saattlerimi ayırabilrdim gerçekten. ama hiç gerek yok. bu bölye gelmiş böyle sürüp gidecek bir hayat akışı...
bir özeleştiri yapmak gerekirse şimdiye kadarki süreçte.........
- anlık düzgün cümle kuramama durumumu müziğe yorarak ritim değişikliğine gittim(▶ Bana gelmez by Yandığı Kadar) ama bu cümleyi kurarken de güçlüklerin devam etmesi bu düşünceyi de çürütmüş oldu -
..........planlar dahilinde sürüp güden bir hayat ritmi tutturabilmiş değilim. belki bu yüzdendir ki kaybettiğim ritmi müzikle yaşamaya çalışıyorum. her neyse bunu cok dillendirmek istemiyorum aslında. bir şeyleri değiştirebilceğini bilisem saattlerimi ayırabilrdim gerçekten. ama hiç gerek yok. bu bölye gelmiş böyle sürüp gidecek bir hayat akışı...
4 Oca 2012
mükemmeli aramak mı?
bu final sitresinin tarifini anlatacak bir kelime bulmakta güçlük çekiyorum. nasılsın gibi iyi niyetli sorulara verecek bir iyi ya da kötü gibi cevapta tereddütler yaşadım diyebilirim. bir yıkılmışlık ve çaresizlik psikolojiyle girilen sınav sonrası bütün insiyatifin hocanın insafına kalmış olması ayrı bir boktan durum. düşünülmesi bile sinir bozucu bir etken oluşturmakta. ve zaten cümle kurmakta bile güçlük çekerken bu sinir sillesine hiç bulaşmasam daha iyi. asıl bahsetmek istediğim bu da değildi aslında.. -geçmişte hatırlanacak bir durum bildirisi olsun-
bahsetmek istediğim keyifli bir gece sohbetinde mevzubahis olan konu üzerine bir kaç cümleden ibaret olacak. efendim kız arkadaş muhtemel güvey adayının sıfır hatalı bir üretim olması aryışındaymış. o en doğru insan olcakmış, her durumda ona saygı duyulmasını sağlıyacakmış, dediği dedik olcakmış.. vs... hani bi'yer de hak verirsin gençtir istek, beklenti, arayışları yüksek olacaktır. tabi bununla kalsa. çelişen durumlarda sözkonusu. efendim hem dominant karakter olcakmış hem istenileni yapcakmış. biraz maço olcakmış eh birazda boyun eğen falan filan. hani ben bu noktadan sonra dur! dedim. pardon sen neyin kafasında yaşıyosun gibisinden çıkışlar yapma isteğim gelse de kendimi dizginlemeyi başaradıktan sonra. nasıl yani? neden mükemmel olmak zorunda bu şahıs? her insan gibi hatalar yapabilir olması normal değil mi? hatalarıyla sevilemez mi?... -sesizlik- bir kaç kem-küm cevaptan sonra ben sorularımla başbaşa kalırken kız familyasını şu istekleri kapsamında anlamlandırmaya çalışma çabalarımın ne yazık ki yetersiz kaldığını gördüm. belki uyku sersemliği belki kafa yoğunluğundan. ama eminim bu benden kaynaklanan bir durumdur! anlamlandırabilen canlılar vardır..
içindeki yalnızlık durumumla biraz fazla mı? abarttım acaba düşüncesinde olsamda şimdi haklıyım arkadaş. "kusura bakmayın mükemmeli aramak biraz imkansızlıktır.." cümlesi ve soru işaretlerimle bu konuyu burda rafa kaldırıyorum. hayırlı işler bol kazançlar efendim....
bahsetmek istediğim keyifli bir gece sohbetinde mevzubahis olan konu üzerine bir kaç cümleden ibaret olacak. efendim kız arkadaş muhtemel güvey adayının sıfır hatalı bir üretim olması aryışındaymış. o en doğru insan olcakmış, her durumda ona saygı duyulmasını sağlıyacakmış, dediği dedik olcakmış.. vs... hani bi'yer de hak verirsin gençtir istek, beklenti, arayışları yüksek olacaktır. tabi bununla kalsa. çelişen durumlarda sözkonusu. efendim hem dominant karakter olcakmış hem istenileni yapcakmış. biraz maço olcakmış eh birazda boyun eğen falan filan. hani ben bu noktadan sonra dur! dedim. pardon sen neyin kafasında yaşıyosun gibisinden çıkışlar yapma isteğim gelse de kendimi dizginlemeyi başaradıktan sonra. nasıl yani? neden mükemmel olmak zorunda bu şahıs? her insan gibi hatalar yapabilir olması normal değil mi? hatalarıyla sevilemez mi?... -sesizlik- bir kaç kem-küm cevaptan sonra ben sorularımla başbaşa kalırken kız familyasını şu istekleri kapsamında anlamlandırmaya çalışma çabalarımın ne yazık ki yetersiz kaldığını gördüm. belki uyku sersemliği belki kafa yoğunluğundan. ama eminim bu benden kaynaklanan bir durumdur! anlamlandırabilen canlılar vardır..
içindeki yalnızlık durumumla biraz fazla mı? abarttım acaba düşüncesinde olsamda şimdi haklıyım arkadaş. "kusura bakmayın mükemmeli aramak biraz imkansızlıktır.." cümlesi ve soru işaretlerimle bu konuyu burda rafa kaldırıyorum. hayırlı işler bol kazançlar efendim....
3 Oca 2012
bir geyik..
sabah sabah böyle bir diyalog paylaşımında bulunasım geldi :D -tipik bir boş gezenin boş kalfalığı-
...........
...........
| nakks# | napon la |
| köftohor? | |
| lan yatalak oldun çık şu yataktan artık | |
| :D | |
| amonyk# | :D |
| bel agrısına iyi geliyo :d | |
| nakks# | iyi kalkma ozamn |
| kış uykusuna mı yattn mk | |
| :D | |
| amonyk# | daha beter :d |
| bi uyku ne oldugunu bilmiyorum bi ruyaya kapıldım gidiyorum ole :D | |
| nakks# | yazet kimse yaşamın aslında bir rüya olamıcağını ıspatlayamaz |
| amonyk# | :D |
| nakks# | yazet=zaten |
| amonyk# | anladım :D |
| iki saat onu dusundum ben de :d çok psikolojik bi açıklama ama farzet mi zaten mı çıkaramadım :D | |
| nakks# | tmm |
| ikiside anlam anlamsızılığına yol açmıo yazet | |
| :D | |
| amonyk# | hadi lan farzet oluhnda anlatım bozuklugu oluyo .:D |
| nakks# | farzet... die koyunca anlam bütnlüğü sağlarsın işte |
| noktayıda ben mi koyim | |
| :D | |
| amonyk# | o kadarına zekam ermiyo :D sen cumleleri 6 boyutlu kuyon ben o kadar ilerleyemedim :D |
| o yu da gorebilmişssindir heralde :D | |
| nakks# | o kadarına zekam ermiyo |
| :D | |
| amonyk# | 6 boyutlu yazmasını biliyon am a :D |
| okumaya gelince cıt yok :D | |
| nakks# | am a okadrda değil |
| :D | |
| amonyk# | oooooooo kadar :D |
| 6 boyutlu oooo kadar oooo yu tek gorumuyormussun :D | |
| var mı bole bişi ya :D | |
| nakks# | okada oooooo olduğunun sen farkında mısn |
| :D | |
| o=orospu ?? | |
| amonyk# | tamam ben biraz fazla koymusum :D |
| nakks# | yada sana biraz fazla koymuşlar :D |
| amonyk# | yani bişi diyemiyorum nakks# halt ettin :D |
| nakks# | o kadar mı yani |
| :D | |
| nese bu derin bi konu | |
| o biyerde üçüncü tekil şahsa dayandığı için | |
| genş bi kavram | |
| daha genş bi zamnada ele alınmalı | |
| ve aslında hiç bir zaman diğerinden daha genş ya da dar olamaz | |
| ama nese | |
| :D | |
| amonyk# | hiç bi bok anlamadım :D |
| yine bağladın nakks# iyimisin :D | |
| nakks# | her zamnki standartımdayım |
| biraz tütün fazlalığım olablr sadece | |
| :D | |
| amonyk# | yarın dersin yok mu senn |
| geçen hafta da gitmedin bak kalıcan kesin bırak şimdi standartlıgı | |
| nakks# | ........... bu yazının dökümünü biyerlerde paylaşıp insanların kafasında neyin kafasında yaşadığımıza dair soru işaretleri bırakmalısın |
| :D | |
| amonyk# | falan tutun fazlalıgını :d |
| nakks# | :D |
| amonyk# | uyuuu :D |
| nakks# | ders andan ne cıkardığndır |
| burdan kalamıcağımza | |
| göre | |
| bi sorun yok | |
| :D | |
| amonyk# | :D |
| içtin mi lan :D | |
| nakks# | yok standartım saptı |
| bu fazla tütün fazlalığından hep | |
| mk | |
| :D | |
| amonyk# | :D o zaman standrta getircek bi şeyler yap standart haline razıyız :D |
| nakks# | burdan çıkacak ders |
| nedir | |
| ? | |
| amonyk# | bilmiyom :D |
| nakks# | aç tavuk buğday ambarındayken yeni mahsül eskiyi aratabilr :D |
| amonyak# | aynen bu iyiydi :D |
| nakks# | burda sen tavuk oluyosun yalnız |
| :D | |
| hatta senin duruma göre kuluçkada diyeblrz | |
| yumurtandan ne çıkacağı merak konusu | |
| :D | |
| amonyk# | sen ne umuyorsun |
| nakks# | bugün bana sabah 18.23 sularında oldu |
| :D | |
| yani daha öğledeym | |
| :D | |
| akşam olsun uyurz | |
| amonyk# | tamm ben yatıyorum :D |
| nakks# | sen hep yatıosun yazet mk |
| :D | |
| tm lan kitap okıcm bende | |
| zıbar | |
| :D | |
| nakks# | hey kadim dost.. |
| amonyk# | Söylee ? |
| nakks# | vakit çok gece güneş ufkumuzdan uzak.. postalları çekip meydanlara akmak gerek.. güneşin yükselmek için badallara ihityacı var.. kuş sıçtı hareket zamnı...... |
böyle bir saçmalıktır süregelmiş işte naparasın insan psikolojisi!(:D)
|
beyaz sayfa
bu benim ilk beyaz sayfam. bir miktar borçla aldığım ilk şey olan monte carlodan çektiğim ilk dalı ciğerlerime dolarken karamsarlığımdan sıyrılmaya yakın olarak görmeye yakındım kendimi.. bu sabah nerdeyse unuttuğum diğer blog sayfalarımdan bi'tanesindeki intihar başlıklı yazıma gelen yorumdan sonra diğer yazılara da bir göz attım. onalara kıyasla karamsarlıktan sıyrılmaya yakın olduğumu söyleyebilirm kendime. -peh iki nefeste bitti bu da. ben mi onu tükettim o mu beni? muamma..-
yorgun bir gün mü geçirdim ne? omuzlarımdaki ağırlığı tarif dahi edemiyorum. genel bir yorgunluk hali de olabilir.. final sürecinin psikolojik yıpratması da...
yorgun bir gün mü geçirdim ne? omuzlarımdaki ağırlığı tarif dahi edemiyorum. genel bir yorgunluk hali de olabilir.. final sürecinin psikolojik yıpratması da...
2 Oca 2012
gece gece..
gecenin ilerilemeye devam eden bu ilerlemiş saatlerinde nerden elim vardıysa tadımı kaçıracak bir şeylere seyirdi gözüm. hani bazen değer verdikleriniz tarafından anlaşılmamış olmanın verdiği bir yerli yersiz hüzün gelir. öyle bir şey. ne zaman görsem böyle bir karalar bağlayasım gelir, bir süre gitmek bilmez benden. anlaşılmayı beklemek için de çok geç. neyse... değer vermişlik böyle başlı başına bir sorun haline gelmemiş olsa belki değer vermek konusunda bu denli tutuculuk götermezdim şimdilerde. değer vermek güzel şeydir de zaten. her neyse bu konuyu çok fazla uzatma taraftarı değilim. gerçi hiç açma taraftarı da değildimya, karalamış bulundum bikere. her neyse..
'her neyse'leri de pek sevmem aslında bi geçiştirme hali sezdirir. bu gece geçiştirilmeli belki. bu gece böyle olsun. her neyse..
not: bu planda olmayan bir yazı olmuş olmasına karşın anlık durum bildirisi olarak yazı dizisi oluşturma hedefine ufak bir katkı olmuş olsun.. (neden belirttiysem artık :))
'her neyse'leri de pek sevmem aslında bi geçiştirme hali sezdirir. bu gece geçiştirilmeli belki. bu gece böyle olsun. her neyse..
not: bu planda olmayan bir yazı olmuş olmasına karşın anlık durum bildirisi olarak yazı dizisi oluşturma hedefine ufak bir katkı olmuş olsun.. (neden belirttiysem artık :))
ve..
burası çok sade göründü bana şöle biraz renklendirim dedim.. :) ama bu tablo gerçekten üzerinde konuşulup düşünülecek cinsten bir şey. dikkatle bakıldığında üzerindeki başka insan figürleride görülebiliyor. iki figür öne çıkmasına karşın bence oldukça kalabalık bir resim bu. belki sanatkarı yalnızlıkların içindeki kalabalık kişiliklere değinmeyi düşünerekten sallamıştır fırçasını. şimdi sanatkarını hatırlayıp ismini anaraktan onure edemiyorum beni bağışlayın.

bu kabak resmini neden attım buraya bilmiyorum. bir zamanlar bir arkadaşa kapak yapma amacında kullanmıştım öyle kalmış pcde :) başka kabaklı bir fotoğrafta beni etiketlemiş vatandaş. "ben kabak mıyım nan?" itirazlarına karşı "aha kanıt var!" gibi anlamlandıramadığım bi yanıt vermişti. bunun tartışmasının anlamsızlığı üzerien onun gittiği yoldan gidip yapıştırmıştım.. "aha sende busun nan! aha da kanıt.."
1 Oca 2012
başlangıç olsun..
nasıl başlamam gerektiği hakkında pek fikir sahibi olamayaraktan başlıyorum hadi. aslında birkaç belirlediğim gidişatlar olmuştu. onlardan bahsedebilrim pekâlâ. bu yazı dizisi olmasını hedeflediğim bağlantıda olabildiğince devrik olmayan, yavan ve depresiflikten uzak cümleler sarfetmeyi düşünüyorum. paylaşımlarıyla beni sıradan düzyazıya teşvik eden blogdaşlarıma burdan teşekkürlerimi iletiyorum.(her nekadar varlığımdan haberleri olmayacak olasada.)
evet bu yıl başı gecesinde başka işim yokmuş gibi oturdum saatlerce blog yazılarını okudum. yazmışlarda yazmılar.. neredeyse her okuduğum yazıdan sonra bir şeylere geç kalmışlığım içime oturdu. şimdi bunu kaleme almamdaki etkenlerin başında gelir bu. başka bir işim yokmuş gibi dedimde yani evet başka bir işim yoktuda aslında. yapılması gereken çalışmalar, çalışılması gereken finaller dışında yani. nedense bu yeni bişeylere başlama hevesim hep olmadık zamanlarda gelir. derslere en çok vakit ayırmam gereken zamanda saatleri buraya dökmek bana nasıl yansıyacak bilmiyorum. şu geçkalmışlığımın açığını kapatmayı önemsiyorum hani buna değer. öyleki farkında olmadan beni buraya teşvik eden blogdaşlarımın dinlediği şarkıları dinliyorum. mutlu, hüzümlü, karamsar, umutlu parçalar... en çok da mutlu ama :) yalnızca şarkılarda değil okuduğu kitaplar izlediği filmler yapılacaklar listemde yerini aldı.
'mutlu' kelimesini daha önce hiç bukadar önemsememiştim. okadar kullanılmış ve aranan olmuş ki bana da bulaştı sanırım.. ve bu onla özdeşleştirdiğim bir kelime olduğu için artık sanırım her teleffuzunda onu hatırlıyacağım. o bunu bilmiyor. bilmeyecek. neyse mevzuda bu değildi zaten. konunun ucunu kaçırmayalım.
konu: 2012, yeni başlangıçlara ufak adımlar...
şöyle bir baktığımda ilk hedefe ulaşma açısında fena sayılmaz diyebilirim sanırım. devrik olmayan ve karamsarda olmayan, yavan, oldukça sıradan ve anlaşılır cümleler..
evet bu yıl başı gecesinde başka işim yokmuş gibi oturdum saatlerce blog yazılarını okudum. yazmışlarda yazmılar.. neredeyse her okuduğum yazıdan sonra bir şeylere geç kalmışlığım içime oturdu. şimdi bunu kaleme almamdaki etkenlerin başında gelir bu. başka bir işim yokmuş gibi dedimde yani evet başka bir işim yoktuda aslında. yapılması gereken çalışmalar, çalışılması gereken finaller dışında yani. nedense bu yeni bişeylere başlama hevesim hep olmadık zamanlarda gelir. derslere en çok vakit ayırmam gereken zamanda saatleri buraya dökmek bana nasıl yansıyacak bilmiyorum. şu geçkalmışlığımın açığını kapatmayı önemsiyorum hani buna değer. öyleki farkında olmadan beni buraya teşvik eden blogdaşlarımın dinlediği şarkıları dinliyorum. mutlu, hüzümlü, karamsar, umutlu parçalar... en çok da mutlu ama :) yalnızca şarkılarda değil okuduğu kitaplar izlediği filmler yapılacaklar listemde yerini aldı.
'mutlu' kelimesini daha önce hiç bukadar önemsememiştim. okadar kullanılmış ve aranan olmuş ki bana da bulaştı sanırım.. ve bu onla özdeşleştirdiğim bir kelime olduğu için artık sanırım her teleffuzunda onu hatırlıyacağım. o bunu bilmiyor. bilmeyecek. neyse mevzuda bu değildi zaten. konunun ucunu kaçırmayalım.
konu: 2012, yeni başlangıçlara ufak adımlar...
şöyle bir baktığımda ilk hedefe ulaşma açısında fena sayılmaz diyebilirim sanırım. devrik olmayan ve karamsarda olmayan, yavan, oldukça sıradan ve anlaşılır cümleler..
31 Ara 2011
yeni yıla
yine zaman üzerine eğilmek istiyorum aslında.. bu yeni yıl
günceleriyle ilgili bikaç parça bir şeyler düşündüm.. bu günceler daha önce
yazılanlara kıyasla daha az devrik daha yavan olacak diye düşünüyorum..
bu yavanlıkla cümlelerin anlam derinliğinden ödün verirmiyim bilmiyorum
ama denemeye değer.. 2012 satırlarını günden düne günce etiketinde
derleyip toplayıp bir arka sayfa oluşturacağım.. bakalım bizi neler
bekliyor...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
